
Hakkımızda
Kıpti Ortodoks Kilisesi: İskenderiye’den Dünyaya
Kıpti Ortodoks Kilisesi, dünyanın en eski Hristiyan kiliselerinden biridir. Kökleri, Müjdeci Aziz Markos’un İskenderiye’ye gelerek Müjde’yi duyurduğu, milattan sonra birinci yüzyıl Mısır’ına uzanır. Bu elçisel başlangıç sayesinde İskenderiye Kilisesi, erken dönem Hristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri hâline geldi.
“Kıpti” kelimesi aslında Mısır halkını ifade eder. Kıptiler, Mısır’ın yerli Hristiyanlarıdır ve Hristiyan kimlikleri yüzyıllar boyunca iman, ibadet, dil, kültür ve tanıklık aracılığıyla şekillenmiştir. Kıpti Ortodoks Kilisesi yeni bir hareket veya modern bir mezhep değildir; elçilerden devralınan imanı dua hayatı, sakramentler, Kutsal Yazılar ve Kutsal Gelenek aracılığıyla koruyan elçisel bir Kilisedir.

Elçi Aziz Markos
Hristiyanlık, o dönemde Mısır’ın başkenti olan İskenderiye’ye Elçi Aziz Markos aracılığıyla ulaştı. O, Mısır topraklarının müjdecisi ve Mısır Kilisesi’nin kurucusuydu. Yetmiş elçiden ve dört Müjdeci’den biriydi. Yaklaşık MS 43 yılında Mısır’a geldi ve İskenderiye şehrinde Müjde’yi duyurdu.
Onun vaazları sayesinde birçok kişi Mesih’e iman etti ve Hristiyanlık Mısır’da yayılmaya başladı. Aziz Markos, yeni kurulan Kilise’ye hizmet etmeleri için episkoposlar, presbiterler ve diyakonlar atadı. İskenderiye Kilisesi bu elçisel temel üzerinde büyümeye ve yayılmaya başladı.
Aziz Markos, Mesih’e olan imanı nedeniyle MS 68 yılında İskenderiye’de şehitlik tacını aldı. Bu nedenle Kıpti Ortodoks Kilisesi onu ilk Patriği ve elçisel babası olarak onurlandırır. İskenderiye Papası, Aziz Markos’un halefi olarak kabul edilir ve onun vaazlarıyla Mısır’da başlayan aynı elçisel imanı ve hizmeti sürdürür.
İskenderiye’de Başlangıç
İskenderiye, antik dünyanın en önemli şehirlerinden biriydi. Bilimin, kültürün, felsefenin ve halklar arasındaki iletişimin merkeziydi. Hristiyanlık İskenderiye’ye ulaştığında Kıpti Ortodoks Kilisesi, derin imanı aydın düşünceyle birleştiren güçlü ve elçisel bir Kilise olarak gelişti.
İskenderiye Kilisesi, Hristiyan imanının öğretilmesinde ve Kutsal Yazılar’ın açıklanmasında önemli bir rol oynayan İlahiyat Okulu’yla ün kazandı. Bu okul büyük öğretmenler ve iman savunucuları yetiştirdi. Kıpti Kilisesi, ilk yüzyıllardan itibaren İskenderiyeli Klement, Origen ve Elçisel Aziz Athanasius gibi önemli kişilerle bağlantılı, öğreten bir Kilise olarak tanındı
Böylece İskenderiye Kilisesi; elçisel imanı taşıyan, Kilise’nin öğretilerini açıklayan ve imanın nesiller boyunca korunarak aktarılmasına yardımcı olan önemli bir Hristiyanlık ışığı hâline geldi.


Şehitler Kilisesi
Kıpti Ortodoks Kilisesi, Şehitler Kilisesi olarak da bilinir. Roma İmparatorluğu döneminde, özellikle İmparator Diocletianus zamanında, Mısır’daki Hristiyanlar ağır zulüm gördüler. Birçok imanlı, acı ve ölüm karşısında bile imanını inkâr etmeyi reddederek Mesih uğruna canını verdi.
Bu güçlü tanıklık nedeniyle Kıpti Kilisesi’nin takvimi Şehitler Çağı’yla başlar. Bu, Kilise’nin güç, zenginlik veya siyasi otorite üzerine değil, Mesih’e sadakat üzerine kurulduğunu her nesle hatırlatır.
Şehitlik günümüzde de devam etmektedir. Bunun en belirgin örneklerinden biri, 2015 yılında Libya’da şehit edilen ve ölüme kadar Mesih’e olan imanlarına sımsıkı bağlı kalarak bütün dünyaya yaşayan bir tanıklık sunan imanlılardır. Mısır’daki Kilise de son yıllarda onlarca kilisenin ve Hristiyan kurumunun saldırıya uğrayıp yakıldığı ve birçok kişinin şehit olduğu zorlu olaylar yaşamıştır.
Manastır Yaşamının Beşiği
Mısır, Hristiyan manastır yaşamının doğduğu yer olarak da bilinir. Mısır çöllerinde erkekler ve kadınlar; dua, tövbe, sessizlik ve kendilerini tamamen Allah’a adama hayatı yaşamak için dünyayı terk ettiler.
Hristiyan manastır yaşamı, Keşişlerin Babası olarak anılan Büyük Aziz Antuan aracılığıyla başladı. O, çölde inziva ve dua içinde bir hayat yaşadı. Aziz Pahomius daha sonra keşişlerin tek bir ruhani kural altında, aynı manastırda birlikte yaşadıkları ortak manastır hayatını düzenledi. Bu hayat dua, itaat, sevgi ve hizmet üzerine kuruluydu.
Manastır yaşamı Mısır’da büyük ölçüde gelişti. Çöller manastırlarla doldu ve binlerce keşiş ile ruhani baba yetişti.
Manastır yaşamı, Kıpti Ortodoks Kilisesi’nin temel direklerinden biri olarak kabul edilir. Manastırlar, dünyadan kaçış anlamında birer inziva yeri değildir. Aksine, Kilise ve bütün dünya için dua ederek Allah’a yükselen yüreklerdir.


Kilise’de Kutsal Gelenek
Kutsal Gelenek, Kıpti Ortodoks Kilisesi’nin hayatının temel bir parçasıdır. Gelenek yalnızca eski âdetler veya insanların alışkanlıkları anlamına gelmez. Mesih’ten elçilere, elçilerden de her nesil aracılığıyla Kilise’ye aktarılan yaşayan iman anlamına gelir.
Kutsal Gelenek; Kutsal Kitap’ın doğru anlaşılmasını, Kilise Babalarının öğretilerini, Ekümenik Konsillerin kararlarını, Kilise’nin dualarını, sakramentleri, litürjileri, ilahileri, oruç dönemlerini, bayramları ve imanlıların yaşadığı ruhani hayatı kapsar.
Kutsal Gelenek, Kıpti Ortodoks Kilisesi’nde İlahi Litürji’de, Agpeya dualarında, ikonlara gösterilen hürmette, azizlere verilen onurda, oruçta ve Kilise Babalarından alınan ruhani rehberlikte açıkça görülür. Bu uygulamalar, imanlıların imanı yalnızca zihinsel olarak anlamalarına değil, onu yaşamalarına da yardımcı olur.
Kutsal Gelenek, günümüz Kilisesi’ni ilk Kilise’yle birleştirir. Bize yeni bir iman oluşturmadığımızı, aksine azizlere bir kez teslim edilmiş olan aynı elçisel imanı alıp yaşadığımızı hatırlatır.
Yüzyıllar Boyunca Kilise
Mısır’ın yedinci yüzyılda Araplar tarafından fethedilmesinden sonra Kıptiler, kendi ülkelerinde zamanla dinî bir azınlık hâline geldiler. Kilise bazı dönemlerde huzur içinde yaşarken, diğer dönemlerde baskıya, ayrımcılığa ve zulme maruz kaldı. Buna rağmen Kilise; ailelerin, manastırların, presbiterlerin, episkoposların, hizmet edenlerin ve sıradan imanlıların imanı sayesinde yaşamaya devam etti.
Kıpti Ortodoks Kilisesi kimliğini dünyadan tamamen soyutlanarak değil, Mesih’e sadık kalarak korudu. Gücünü her zaman duada, sakramentlerde, Kutsal Kitap’ta, azizlerin yaşamlarında ve Kilise Babalarının ruhani rehberliğinde buldu.


Günümüzde Kıpti Kilisesi
Günümüzde Kıpti Ortodoks Kilisesi, Orta Doğu’daki en büyük Hristiyan topluluğudur. Merkezi Mısır’dadır, ancak artık yalnızca Mısır’la sınırlı değildir. Göç ve misyon çalışmaları sayesinde bugün Avrupa, Kuzey Amerika, Avustralya, Afrika ve Orta Doğu dâhil olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde Kıpti Ortodoks kiliseleri bulunmaktadır. Dünya Kiliseler Konseyi, hem Mısır’daki hem de diasporadaki Kıpti Ortodoks topluluklarına kayıtlarında yer vermektedir.
Kilise günümüzde litürjik hayat, Pazar okulları, gençlik toplantıları, Kutsal Kitap çalışmaları, ilahiyat eğitimi, hayır hizmetleri ve ruhani bakım aracılığıyla büyümeye devam etmektedir. Ruhban sınıfından olmayan Kıpti erkekler ve kadınlar; hizmet, eğitim, sosyal yardım çalışmaları ve cemaat hizmetleri aracılığıyla Kilise’nin hayatına aktif olarak katılmaktadır.
Kıpti Ortodoks Kilisesi, diğer kiliselerle Hristiyanlar arası diyalog ve iş birliği çalışmalarında da yer almaktadır. Onlarca yıldır Dünya Kiliseler Konseyi’nin bir üyesidir ve daha büyük bir anlayış ile Hristiyan birliğini amaçlayan görüşmelere ve çalışmalara katılmaktadır.
